23 Kasım 2015 Pazartesi

Hattat Abdullah,Kırımi

Kırım'dan geldi. Mustafa Dede'nin oğlu Derviş Mehmed'den sülüs ve nesih hattı öğrenerek icazet aldı. Adı Kanuni Sultan Süleyman döneminde parladı. Yeni bir yazı tarzı icat etmek istedi. Sülüs yazıda Ahmed Şah Tayyib'in tarzına benzer bir yol benimsedi. Nesih yazıda sin harfinin dişlerini keskin  ve yüksek yapıyordu. Fakat sonunda başarılı olamadığı gibi eski uslübunu da bozdu.Soyadından Tatar asıllı olduğu anlaşılıyordu. Müzik merakı vardı, tambur çalardı. Bir gece rüyasında ölümünün yaklaştığını gördü. Eyüb'e giden yol üzerinde, Emir Buharı Türbesi civarında kendine hır mezar kazdı. Mezar taşına Arapça bir ibare yazdıktan sonra altına adını yazdı. Tarih olarak da 99 rakkamını yazdı. Üçüncü rakamını boş bıraktı. Üçüncüsü ne olacak diye soran oğrencisine "Bu kadar öğrencim var, içlerinden yazacak biri bulunur" dedi. Gerçekten de h.999 (1590) yılında öldü.

Müstakimzade Tuhfe-i Hattatin S.289
Şevket Rado Türk Hattatları 78-79
Hat ve Hattatan-Habib Efendi 119-120
Gülzar-ı Savab S58











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder